» Sayfa 2
Kategoriler
Anket
Sitemi Değerlendirin
«    Kasım 2021    »
PtSaÇaPrCuCtPz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930 
Tarih: 1-05-2020, 00:20
Kategori: Hayat Tortusu
Gönderen: OK
0
   Hep böyle mi olur? Bitti demekle bitmez. Açık bir yara gibi sızlayıp durur zamanlı zamansız. Üzerinden yıllar geçer, şehirler geçer, insanlar geçer, koskoca bir hayat geçer de bende bıraktığın sen geçmez, bitmez neden?... Hayata karıştım, çarşı pazar gezdim, yeni dostlar edindim, iş değiştirdim, giyim tarzımı, saçımı başımı değiştirdim, yolculuklara çıktım, evime evcil hayvan aldım, akraba ziyaretlerine gittim, kaza yaptım, ölümden döndüm, yeni filmler seyrettim, yeni kitaplar okudum... Sen gitmedin benden! Sen geldin kalbimin limanına demirledin. Git başka limanlara başka sevgililerin olsun dedim, bunu bile istedim, bunu bile.. Aç kaldım, susuz kaldım, kendimi sevgisiz bıraktım yine olmadı. Yediğim ekmekte, içtiğim suda, kahvenin falında suretin belirdi ansızın. Senden kaçtıkça sana yakalandım. Nasıl bu kadar çoğaldın, her baktığım yüz, nasıl da yüzün oldu.
   Hep böyle mi olur? Dinlediğim her şarkı nasıl seni anlatır? Gittiğim her yer nasıl da senli anılar yığınıyla bezenir?
  Evet, hep böyle oldu. Ne yaptımsa kurtulamadım senden. İşte teslim oluyorum sana. Gel, yağmala beni, yağmalayacak bir şey bulabilirsen. Gel, sök kalbimi yerinden, sana dair bir şey bulabilirsen. Gel, unuttur kendini artık. Git diyemiyorum, gitmedin çünkü bunca zamandır. 
  • Yorumlar: 0
  • Tarih: 1-05-2020, 00:18
    Kategori: Gizli İtiraf
    Gönderen: OK
    0

    • Yorumlar: 0
  • Tarih: 1-05-2020, 00:13
    Gönderen: OK
    0
        Mizancı Mehmed Murad (1854-1917) sadece yayımladığı gazete ve fikirleri ile değil fırtınalı hayatı ile de dikkat çekmiş farklı bir isimdir. Bu cevval ve münekkit adamın kaleminden çıkarak edebiyat tarihimizde yerini alan Turfanda mı Yoksa Turfa mı? romanı pek çok özelliği ile önemli bir eserdir.
       Mizancı Murad, kaba muaşaka tasvirlerinin millî roman diye itibar görmesinden rahatsızlık duyar ve ahlakçı edebiyat anlayışının bir yansıması olarak ediplik iddiasında bulunmaksızın Turfanda mı Yoksa Turfa mı? ile kendince millî romanın olması gereken örneğini verir. Sosyal ve siyasal alanda gördüğü aksaklıkları eleştirir ve bu aksaklıklar için çözümler önerir. Mizancı Murad'ın eğitim, siyaset, yeni insan tipi, köy ve köylü kalkınması konularında ileri sürdüğü fikirler sonraları gerçekleşecek birer kehanete dönüşür. Bütün bu özellikleriyle Türk romanı tarihinde önemli bir yer işgal eden Turfanda mı Yoksa Turfa mı? romanı, umarız bu baskısıyla da hak ettiği ilgiyi görür.
       Eski harflerle 1308 (1890-1891) yılında bir kez basılan bu roman, yeni harflerle epeyce baskı yapmıştır. Yılların ve alfabe değişikliğinin araya soktuğu müşkülleri aşarak Türk okuruna orijinal metin aktarımını geniş bir inceleme ile sunmaktan mutluyuz. 
    • Yorumlar: 0
  • Tarih: 1-05-2020, 00:09
    Kategori: Sonsuz Bahar
    Gönderen: OK
    0
              Oğuzhan Karaburgu, kırk altı şiirinden oluşan Son/suz Bahar kitabıyla yeniden okurlarıyla buluşuyor. Türk şiirine hakim bir şair var bu kitapta. Karaburgu; Kul Himmet’in, Fuzuli’nin, Bahattin Karakoç’un, Orhan Veli’nin, Cahit Sıtkı’nın, Dilaver Cebeci’nin, en çok da Yavuz Bülent Bakiler’in duygularını duygularıyla harmanlamakla birlikte özgün olmayı başarabilmiş, kendini hissettiren, dikkatimizi uyandıran bir şair. Uçarı gençlik duygularından ziyade kırklı yaşlarında aşkların ve hayatın yorduğu bir erkeğin duyguları var bu şiirlerde. Son/suz Bahar’ı okumayı bitirdikten sonra herhangi bir duygulanım anınızda kitaptaki şiirlerden birinin bir ya da birkaç mısraını mırıldanmaya başlayacağınıza emin olabilirsiniz.
    İbrahim DİLEK

        Oğuzhan Karaburgu'nun şiirinde en yeni ile en eski tarzların yakınlaşması değilse de iç-içeliği hissedilir. Daha çok Garip sonrasına benzerse de, öncesine yabancı değildir. Yer yer oralardan ses verir. İkinci Yeni anlamsızlığını aşmış bir yeni söyleyiş tarzıdır. Klasizme de göz kırpar. Oradan da sesler almayı ihmal etmez. Dolambaçlı yollara tenezzül etmeyen bir sadelikle sizi kendine çeker. Bu mısralarda derdini söyleyen, daha doğrusu kendi kendisiyle söyleşen bir yalnız adam ruhu gülümser. Ukalalıktan, ders vermekten, üst perdeden hitap etme kabalığından fersah fersah uzaktır.
    Yağmur TUNALI

        Son/suz Bahar Karaburgu’nun ikinci şiir kitabı. Şair’in şiirlerinin ebesi olarak Şair ve Şiirlerine dair düşüncelerimi nasıl ifade etmeliyim? Sözün en nadide en alımlı çiçeği şiiri hangi özellikli sözcükle anlatmalıyım? Şiir söz denizinin en naif incisi. Karaburgu’nun şiirlerinde gelenekten geleceğe uzanan izler vardır. Şair, şiirini sağlam temellere dayandırarak gür sesle ifade eder. Hayatının iniş ve yokuşlarını, kinini, öfkesini, üzüntüsünü, sevincini, özlemini kavuşmasını hissedersiniz Türkçe duyuş ve kaygı üst seviyededir. İnce söz işçiliği ile ilmik ilmik dokur şiir halısını.
    Abdullah KÖK

       Kelimelerin kifayetsiz olduğunu söyleyen şair ne doğru demiş. Doğrusuna doğru da Oğuzhan Karaburgu'nun şiirlerini okurken, kifayetsiz kelimelere nefes verildiğini siz de göreceksiniz. En sığ görünen yerlerde bile bir derinlik var Karaburgu'nun şiirlerinde; daldıkça dalacaksınız… Karaburgu'nun şiiri hayat ve insandan beslenir. Şair, sade ve çapaklarından sıyrılmış bir söyleyişe ulaşmak için zorlu yollardan geçer ve imge tuzaklarına düşmeden şiir atını dolu dizgin koşturur. İkinci şiir kitabı, şairin sonsuzluğa uzanan yolda şiire olan sadakatin bir göstergesi olarak okunmalıdır.
    Adnan BÜYÜKBAŞ 
    • Yorumlar: 0
  • Tarih: 1-05-2020, 00:05
    Gönderen: OK
    5


        Türk edebiyatının en renkli mizaçlarından birine sahip olan Abdülhak Hâmid Tarhan, tamamen kendine özgü bir tiyatro faaliyeti gerçekleştirmiştir. Bu faaliyet, her bakımdan nevi şahsına münhasır ve orijinaldir. Seçilen tema ve konulardan yazılış şekillerine, dil ve üslûbundan anlatım tekniklerine kadar bu orijinallik kendisini gösterir. Abdülhak Hâmid tiyatrosu kendisinden öncekilerden pek bir şey almadığı gibi kendisinden sonrakilere de takip edilecek bir tiyatro ekolü bırakmaz.
        Abdülhak Hâmid, eski şiirin yıkılıp yeni şiirin kurulmasında önemli bir rol oynamıştır. Bunun bir benzerini de tiyatro eserlerinde alegorik anlatımının arkasına gizlediği düşünceleriyle istibdadın yıkılmasını hızlandırarak yapmıştır, denilebilir. Kadın, eğitim, meşruti sistem, savaş karşıtlığı Abdülhak Hâmid'in hemen hemen bütün eserlerinde bir fikri sabit gibi ele aldığı konulardır. Tarih ise bütün cepheleriyle onun tiyatro eserlerinin arka planını oluşturur.
       Bu çalışmada Türk edebiyatının 'Şâir-i Âzam'ı olan Abdülhak Hâmid'in yirmi dört tiyatro eseri incelenmiştir. Her biri diğerinden orijinal olan bu yirmi dört eser, aynı zamanda şâirin sahneye düşen gölgesinin büyüklüğüne de şahitlik eder. 
    • Yorumlar: 0
  • Tarih: 28-04-2020, 20:45
    Kategori: Deneme
    Gönderen: OK
    7



    • Yorumlar: 0