Kategoriler
Anket
Sitemi Değerlendirin
«    Kasım 2021    »
PtSaÇaPrCuCtPz
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930 
Tarih: 6-05-2020, 12:52
Kategori: Duyurular
Gönderen: OK
28
    Kişisel web sitem ile karşınızdayım. Uzun yıllar kendi web sitem başta olmak üzere pek çok web sitesi kurdum. Bunlar içinde www.Yeni Türk Edebiyatı.com sitesi alanında büyük boşluğu doldurmuş bir site idi. Maalesef zamanın rüzgarına direnemedi yaklaşık on yıl kadar faaliyetini sürdürdükten sonra kapandı. Bugün yeniden kişisel site kurmak ihtiyacı duydum ve bu site ile karşınızdayım. Şu anda tam kapasite ile faaliyette değil. Zaman içerisinde eksikleri tamamlanacak. Bu sitede neler yer alacak. Öncelikle akademik faaliyetlerim. Yayımladığım makaleler, sunduğum bildiriler ve denemelerim tam metin olarak yer alacak. Sanatsal faaliyetlerime de yer vereceğim bu sitede: Şiirlerim, hikâyelerim, denemelerim, fotoğraflarım, kaligrafilerim ve tasarımlarım... 
    Takipçilerimden gördükleri eksiklikleri bana bildirmelerini dilerim.
    Daim muhabbetle...

   O Ğ U Z H A N  K A R A B U R G U


  • Yorumlar: 4
  • Tarih: 7-10-2021, 17:20
    Kategori: ---
    Gönderen: OK

    • Yorumlar: 0

  • “Gerek magazin ve mizahî yanı ağır basan ilk hikâyelerinde, gerekse tasvir ve tahlil yönü ağır basan sonraki hikâyelerinde olsun Reşat Nuri’nin bütün sanat hayatı boyunca ayrılmadığı ve bütün eser verdiği edebî türlerde bir leit-motif gibi tekrarladığı hayata ve  insana karşı takınılmış iyimser, müsamahalı bir tavır vardır. Bu tavır bütün hikâyelerinde “şefkat, acıma, müsamaha, sevgi, iyilik…” gibi beşerî duygular şeklinde tezahür eder. Ferdin psikolojisini tahlil ve müşahede ederek, onu yönlendirmeyi, değiştirmeyi değil; anlamaya çalışan bir yazar olarak karşımıza çıkar. Hikâyelerinde yarattığı tipleri hep bu çerçevede görmeye ve göstermeye çalışan Reşat Nuri, ahlâkî çöküntü içinde bulunan, cemiyetin dışına itilmiş, küçümsenmiş ve acınacak durumda olan kahramanlarını dahi bir sebep-sonuç münasebeti içerisinde değerlendirerek onlarda gizli kalmış insanlık cevherini belirtmeye çalışır. Bu müsamahakâr, iyimser ve sevgi dolu yaklaşım, onu hikâyelerinde çocuk kahramanlar yaratmaya sevk eder. Ve bu çocuk kahramanlar onun hikâyelerinde masumiyetin, sevginin ve acımanın hakimiyetini kurar. O ve yazdıkları Tanpınar’ın isabetle belirttiği gibi Türkçe’nin ortasında bir sevgi ve şefkat ürpermesidir.” 



    • Yorumlar: 0
  • Tarih: 7-10-2021, 16:44
    Kategori: Deneme
    Gönderen: OK
    0
    • Yorumlar: 0
  • Tarih: 12-05-2020, 23:49
    Kategori: Makale
    Gönderen: OK
    2
         Felsefenin temel problematiklerinden birisi olan varoluş üzerine eğilen Varoluşçuluk, kendisinden önceki felsefî düşüncenin aksine var olanın problemi üzerine yoğunlaşır. 19. Yüzyılın ortalarından itibaren modern insanın içerisine düştüğü bunalım ve kimlik sorununu üzerine eğilerek insanın varlığını sorgulamaya başlayan Varoluşçuluk, Tanrıtanımaz ve Hristiyan varoluşçuluk olarak ikiye ayrılır. 1930’lu yıllarda yaygınlık kazanarak edebiyatta da yansıma bulur. Türk edebiyatında pek çok yazar Varoluşçu felsefe çerçevesinde eserler verir. Günümüz yazarlarından biri olan Hasan Ali Toptaş da hikâye ve roman gibi türlerde verdiği eserlerinde varoluşçu felsefenin unsurlarını kullanır. Ölü Zaman Gezginleri hikâye kitabında yer alan “Dünya Bir Gülnida” isimli hikâyesinde “seçim”, “sorumluluk”, “özgürlük”, “kendini gerçekleştirme”, “çoklu benlik”, “umutsuzluk” gibi varoluşçu felsefenin temel kavramlarını kullandığını görürüz. İki benliği arasında var olmaya, kendini gerçekleştirmeye çalışan hikâye kahramanının, toplumsal yapı ve evlilik kurumunun engelleri sebebiyle kendini var etme mücadelesinde başarıya ulaşamaz ve umutsuzluğa düşer.   
         Anahtar Kelimeler: 
         Hasan Ali Toptaş, Dünya Bir Gülnida, Varoluşçuluk, Çoklu benlik, Ölü Zaman Gezginleri
    Devamı
    • Yorumlar: 0
  • Tarih: 12-05-2020, 23:24
    Kategori: Fotoğraflar
    Gönderen: OK
    22

    • Yorumlar: 0
  • Tarih: 6-05-2020, 14:34
    Kategori: Bildiri
    Gönderen: OK
    4
        Öncelikle bildirime verdiğim başlığın açıklamaya muhtaç olduğunu belirtmeliyim. Başlıktaki "Hasan Ali Toptaş'ın romanlarında…" ifadesi yazarın bütün romanlarının ele alınacağını manasını taşımıyor. Zira yazarın bütün romanlarında taşra ve taşra sıkıntısından bahsetmek mümkün değil. Bu bildiride Sonsuzluğa Nokta, Gölgesizler, Kayıp Hayaller Kitabı ve Heba adlı romanlarında taşra sıkıntısı ele alınacaktır. Başlıkta taşra sıkıntısını barındıran romanların adlarını yazmanın başlığı gereksiz yere uzatacağını düşündüğüm için bildirime "Hasan Ali Toptaş'ın Romanlarında Taşra Sıkıntısı" başlığını koymayı uygun buldum.  
        Taşra, kelime olarak dışarısı, dışardaki, dışarlık; kavram olarak da merkezin dışında olan yerleşim yeri manasına gelmektedir. Taşra, kavram olarak merkez tarafından üretilmiş ve kendisinden uzak olan yerler için adlandırılmıştır. Taşra kavramı öncelikli olarak uzaklık, mahrumiyet, imkânsızlık ve gelişmemişlik gibi manalarını barındırıyor ya da taşra kelimesi bu anlamları çağrıştırıyor. Daha çok da olumsuz bir çağrışım dikkat çekiyor. Bu mana ya da çağrışımların merkez ile karşılaştırılma yapıldığında ortaya çıktığını söyleyebiliriz. 
    Devamı
    • Yorumlar: 0
  • Tarih: 3-05-2020, 23:44
    Kategori: Bildiri
    Gönderen: OK
    13
       Türk edebiyatı Tanzimatla birlikte Batı edebiyatlarını yakından takibe başlamıştır. Batı’da ortaya çıkan edebi akımlar, ekoller, türler bazen gecikmeyle  de olsa Türk edebiyatında da yankısını bulmuştur. Yankısını bulan bir edebi akım ya da edebi tavır da postmodernizmdir. Bu yazıda postmodernizmin Türk edebiyatında algılanması ve uygulanması  noktasında önemli bir yerde duran Hilmi Yavuz'un Fehmi K'nın Acayip Serüvenleri isimli anlatısı, postmodernizm ve modernizm açısından irdelenmiş ve bir edebi eserde postmodernizmin nasıl yansıtıldığının izleri sürülmeye çalışılmıştır.
       Anahtar  Kelimeler:Postmodernizm, Hilmi  Yavuz, Fehmi K'nın Acayip Serüvenleri, Modernizm, Anlatı.


    Devamı
    • Yorumlar: 0
  • Tarih: 3-05-2020, 22:44
    Kategori: Makale
    Gönderen: OK
    0
        1980 sonrası Türk romanının önemli isimlerinden biri olan Hasan Ali Toptaş, -şimdilik- son romanı Beni Kör Kuyularda’yı üç yıllık bir aradan sonra yayımladı. Son yayımlanan romanı Beni Kör Kuyularda onun Sonsuzluğa Nokta ile başlayan roman serüveninin şimdilik son halkası.







    Devamı
    • Yorumlar: 0
  • Tarih: 1-05-2020, 14:35
    Kategori: Makale
    Gönderen: OK
    0
    MakaleTürk şiirinin önemli kırılma noktalarından birini oluşturan İkinci Yeni şiiri, kendisine gelinceye değin var olan şiir algı ve anlayışlarını yerle bir eder. Kapalı, anlaşılması güç, soyut ve çoğu zaman da akıl dışı bir söyleyişi yeğler. İkinci Yeni şiiri, ne herhangi bir derginin etrafında toplanarak ne de bir bildiri yayımlayarak ortaya çıkar. Bu sebeple İkinci Yeni'nin öncü temsilcileri olduğu gibi sonraki dönemlerde de İkinci Yeni anlayışı çerçevesinde
    şiir yazan genç takipçileri olmuştur. Bunlardan birisi de Cahit Zarifoğlu'dur. Cahit Zarifoğlu'nun şiiri başından beri Sezai Karakoç çizgisinin devamı, kapalı, çoğu zaman soyut ve anlaşılması güç, imge yüklü bir şiir olarak tanımlanır. Bu bildiride İkinci Yeni şiiri ile Cahit Zarifoğlu şiirinin hangi noktalarda kesiştiğini tespit ederek Cahit Zarifoğlu'nun şiirlerinde İkinci Yeni şiirinin ayırıcı özelliklerinin ne derecede göründüğünü, şiirlerinden
    örneklerle vermeye çalışacağız. 
          Anahtar Kelimeler: Cahit Zarifoğlu,  ikinci yeni, Türk şiiri, şiirde kapalılık, anlamsızlık.
    Devamı
    • Yorumlar: 0